Merhaba. Gıda Dedektifi hesabının öncelikli amacının market reyonlarını süsleyen sayısız üründe yer alan Glikoz ve Fruktoz şuruplu içerikleri tespit ederek sizleri uyarmak olduğunu hatırlatarak söze başlayabiliriz 😊

🔸Umarım öncelikle çocuklarımıza sonra da biz yetişkinlere yararlı bilgiler ve uyarılar aktaracağız. Sofralarımızı Glikoz ve Fruktoz şurubundan arındırılmış ürünlerle donatacağız. Bu gönderiyle sizlere Merhaba dedikten sonra, birkaç bilgi daha paylaşacak ve sonrasında marketlerde dedektiflik yapmaya başlayacağız.
Fruktoz; doğada başta meyveler olmak üzere birçok besinde bulunur. Örneğin; bal neredeyse tamamen fruktozdan oluşur! Fruktozun bir şeker olarak en önemli özelliği; karaciğere hücreleri içine girmesi için insülin hormonuna ihtiyaç duymamasıdır! Bu durumda vücudumuza ne kadar fruktoz girerse karaciğer içindeki fruktoz miktarı da o kadar çok olur. Bunun sonucunda, karaciğer yağlanması dediğimiz hastalık baş göstermektedir. Ve fruktozun bir diğer özelliği ise; beyindeki besinlerle ilişkili haz nöronlarını güçlü bir şekilde uyararak bağımlılık oluşturduğu ve bunun daha çok fruktoz tüketimi sonuçlanan bir “kısır döngü” oluşturduğu gerçeğidir!!! Yani Fruktoz bir çeşit “uyuşturucu” etkisi yapmaktadır. Yedikçe daha çok istemekteyiz, kurtuluş yok!
🔸Nişasta Bazlı Şeker. Besin endüstirisinin şeker kaynağı olarak şeker pancarından üretilen sakkaroz yerine daha ucuz olan ve kristalleşmeyen mısır şurubunu tercih etmesi sonucunda ülkemizde 400.000 ton dolayında üretimi sağlanmaktadır. NBŞ dediğimiz Nişasta Bazlı Şeker %55 Fruktoz ve %45 glikoz formülü üzerinden üretilmektedir. Gıda Dedektifi olarak en çok dikkat çekeceğimiz ve şaşıracağınız bir çok üründe Glikoz ve Fruktoz şurubunu birlikte göreceksiniz. En tehlikeli formül de bu zaten!
🔸Gıda Dedektifi projesi olarak marketlerde yer alan ürünleri tek tek inceliyor, Glikoz ve fruktoz şurubu olan ürünleri tespit ederek yayınlıyoruz🔈Ayrıca Soya Lesitini, Palm yağı, MSG ve benzeri maddelerle ilgili bilgilendirme dosyalarımızı yayınlıyoruz☝️Etiket okuma alışkanlığı kazanıp, şeker tüketimi ve paketli gıdaların içeriği hakkında hep birlikte bilinçlenelim
🔸Yüksek fruktozlu mısır şurubunun sakaroza göre daha fazla kullanılmasının ve tercih edilmesinin başlıca nedeni ekonomik olarak daha hesaplı ve fonksiyonel olarak daha üstün özelliklere sahip olmasıdır. Batı ülkelerinde 1970’li yıllarda kişi başına yıllık tüketim yaklaşık 0.5 kg iken bu rakam 2000’li yıllarda 35 kg’ı geçmiştir. Günümüzde kullandığımız gıdaların % 40’ından fazlasında YFMŞ bulunabilmektedir.
🔸Fruktoz da basit şeker olarak yine özellikle de meyvelerde doğal olarak bulunan bir şekerdir. Ancak durum, yüksek fruktozlu mısır şurubundaki fruktoz bakımından değerlendirildiğinde, nişastanın temel yapısını oluşturan glikozun çeşitli yöntemler ile fruktoza dönüştürüldüğü görülmektedir. Dolayısıyla, yüksek fruktozlu mısır şurubundaki fruktozun modifiye bir şeker olduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü elde edildiği nişastada fruktoz doğal olarak yapıda bulunan bir şeker değildir.
🔸Glikoz alımı, leptin salınımını artıran insulin salınımını etkilediği için doyum hissine katkıda bulunmaktadır. Fruktoz ise insülin salınımını etkilememektedir. Böylece, aşırı fruktoz alımı düşük bir insülin konsantrasyonuna sebep olmakta bu da leptin seviyesinin düşük olmasına yol açmaktadır. Leptin bir anlamda iştahı kontrol eden bir doygunluk hormonudur.
🔸Yani kısacası; Bildiğimiz kristal şeker Sakkaroz kötünün iyisidir. Glikoz dediğimiz şeker tipi ise doygunluk hissi verdiği için kötünün idare eder halidir. Fruktoz ise, doyduğumuzu bile bize farkettirmeden daha da yediren kötünün en kötüsü olup, kimyasal bir şeker türüdür. Uzak duralım, sevdiklerimizi uyaralım!!!
🔸Fruktoz metabolizmasının bir diğer önemli özelliği ürik asit seviyesini yükseltme yeteneğidir. Pek çok araştırmada, özelikle yüksek kan basıncına sahip hastalarda, fruktoz tüketiminden sonra plazma ürik asit seviyesinde artış olduğu bildirilmektedir. Artan ürik asit seviyesi koroner hastalıklarda bir risk faktörü olabilmektedir.
🔸2010 yılında yapılan bir çalışmada, belli sürelerde farelere YFMŞ ve sakaroz verilmiş ve farelerin vücut ağırlığı, yağ ve trigliserit üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma sonucunda zengin YFMŞ ile beslenen farelerin anormal ağırlık artışı, yüksek trigliserit seviyesi ve yağ birikimi gösterdikleri belirtilmiştir. Bu nedenle, YFMŞ’nin aşırı tüketiminin obesitede önemli bir faktör olduğu vurgulanmıştır.
🔸Vücuda alınan glikozun fazlası daha sonra enerji olarak kullanılmak üzere glikojen olarak depolanmaktadır. Oysa vücuda alınan aşırı fruktozun fazlası yağa dönüştürülmektedir. Dolayısıyla, özellikle fruktoz içeriği yüksek olan YFMŞ ile katkılanmış gıdaların aşırı tüketiminin önemli derecede şişmanlık nedeni olduğu ortaya çıkmaktadır. #NeYediğiniziBilin