Daha önce okyanus aşırı ülkelerden defalarca limanlarımıza yanaşan canlı hayvan gemilerinden bahsetmiştik. Bunlardan en bilinenlerinden Nada’nın Türkiye’ye geliş sürecindeki sıkıntıları, bu gemilerin yanaştıkları liman kentlerinde meydana getirdikleri rahatsızlıkları ve kamuoyunda oluşan kaygıları çokça dile getirmiştik. Özellikle, ülkemize ithal edilen hayvanların Türkiye’ye girişleri sonrasında kesildikleri ve dağıtıldıkları marketlerde Menşei: Türkiye damgasıyla satıldıklarını yazmıştık. Bu kaygı ve beklentilerin hiçbiriyle ilgili ilgili bakanlıktan veya yetkililerden hiçbir açıklama yapılmadı. Belli ki sesimizi duyuramadık veya onların nezdinde dikkate alınmadık.

Önceki hafta ise, Et ve Balık Kurumu tüm bu gelişmelerin yanısıra yeni bir ihaleye daha imza attı. Yurtdışından ithal edilmek üzere 300 adet tır kaskas et alımı ihalesi 28.09.2018 Cuma günü yapıldı. Buna göre, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın belirleyeceği ülkelerden 300 tır kadar yani yaklaşık 7500 ila 8000 ton kesilmiş karkas lop et alımı yapılacak.

İhalenin İdari Şartnamesi incelendiğinde işin miktarı kısmında; “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izin verdiği/vereceği ülkelerden tedarik edilerek, Türkiye’ye ihraç edilecek 300 adet tır kemiksiz sığır eti” ifadesini görmekteyiz. İhale Sözleşmesinde ise ihalenin konusu, “İdarenin ihtiyacı olan, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ithalatına izin verilen ülkelerden ithal edeceği karayolu ile 300 adet tır, 02.01 GTİP numaralı Taze Soğutulmuş Büyükbaş Hayvanların eti için gümrükleme hizmet alım işi” olarak görülmektedir. İhale sözleşmesinde “Yüklenicinin Görev ve Sorumlulukları” kısmında ise, etin kesim sürecine ilişkin hiçbir bilgi ya da sorumluluk beyanı bulunmamaktadır. Söz konusu etlerin hangi ülkelerde, hangi şartlarda kesileceği belirli olmayıp, ihale kapsamı dışında tutulmuştur.

Bu bağlamda, ihaleyle Türkiye’ye ithal edilecek 300 tır kadar kesilmiş sığır etinin ülkeye hangi ülkelerden geleceği, hangi şehirlere veya merkezlere dağıtılacağı, etlerin hangi kesimhanelerde ve hangi usullerle kesileceği gibi detayların kamuyouna beyan edilmesi gerekliliği kaçınılmazdır. Özellikle son dönemde artan ithal et alımı sonrasında ortaya çıkan Şarbon hastalıkları ve bu hastalıkların toplumda oluşturduğu rahatsızlık ortadayken, bu alımların detaylarının paylaşılması da devletin milletine bir görevi olarak görülmelidir. Bir tüketici olarak bu konuyu sizlere ulaştırmak ve gündeme taşımak kamu sağlığını korumak ve iyileştirmek anlamında son derece önemlidir.

İdari Şartnameye buradan ulaşabilirsiniz

İhale Sözleşmesine buradan ulaşabilirsiniz.