Geçtiğimiz hafta birkaç Instagram annesinin de katıldığı tanıtım organizasyonlarıyla bizlere DM üzerinden haber verdiğiniz; “Yaşamı Tehdit Altındaki Hayvanlara Destek Ol!” kampanyasıyla ilgili birkaç hususu dile getirmek istiyoruz. İlk olarak söz konusu kampanyanın amacını asla tartışmamakla birlikte, söz konusu kampanyayı düzenleyen, tanıtımlarında kullanan firmaya ve bu kampanyaya destek olan vakıf ve kuruluşlara bir çift sözümüz var.

Bu kampanyayı düzenleyen ve kendi ürünlerinin içeriğine bakmaksızın kendilerini aklamaya çalışan firmalar, yine bu kampanyaya konu ettikleri ürünlerinde Palm yağı kullanmaktadır. Palm yağı, gıdadan kozmetiğe pek çok alanda  son yıllarda artarak kullanılan ve Batı Afrika asıllı bir palmiye türünün meyvesinden elde edilen bir yağdır. Günümüzde, Afrika, Asya ve Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinden elde edilen bu yağ; %85 oranında Endonezya’nın Sumarta ve Malezya’nın Borneo adalarında üretilmektedir.

Her saat 300 futbol sahası büyüklüğündeki bir alan, sadece palm yağı yetiştirme arazisi yapılmak amacıyla yok edilmektedir. Bugün itibariyle, Sumatra kaplanı ve Orangutanların nesilleri bu endüstriyel felaket sonrasında tükenme tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu hayvanların yanısıra yine Palm yağı üretim bölgelerine özgü olan ve bu bölgelerde yaşam alanlarına sahip Asya gergedanı, Sumatra gergedanı, Sun Bear, Pigme fil, Bulutlu pars ve Uzun Burunlu Maymun gibi nadide türler de yine nesli tükenmekte olan hayvanların başında gelmektedir. Bu hayvanların yaşam alanlarının büyük bir kısmı söz konusu yağın üretim sürecinde, sektörel büyüme amacıyla yok edilmiştir.

Kampanyayla Türkiye’de yaşayan yeşil deniz kaplumbağalarına destek verilmesini hedefleyen söz konusu firma, aynı zamanda Endonezya ve Malezya’da türlerin yok olmasına sebep olan Palm yağını kullanmaktan ise nedense geri durmamaktadır. Bu kampanyaya, Orangutan Gününde yaptığı paylaşımda “Yaşam alanları, kereste ve palmiye yağı arama çalışmaları yüzünden tahrip ediliyor. Ağaçlar tarım arazilerini genişletmek için kesiliyor. Orangutanlar yavaş hareket ettiklerinden kolayca hedef oluyor.” İfadelerini kullanan WWF de bu kampanyaya alet oluyor. Dünyadaki en büyük coğrafya kuruluşlarından National Geographic de yine Palm yağı kullanan bu firmanın oyununa alet oluyor. Biz ise, Gıda Dedektifi olarak; İçeriğinde yüksek oranda ilave şekerin yanısıra, Bitkisel yağ olarak kullanılan Palm yağının varlığına rağmen ürünlerini doğaya saygılı, çocuklara sağlıklı ve tüketicilere de şirin gösterme çabaları karşısında sessiz durmamayı tercih ediyoruz. Bu paylaşımı; nesli Palm yağı endüstrisine feda edilmek üzere olan Endonezya’daki Sumatra Kaplanına ve Malezya’daki Borneo Organgutanı’na adıyoruz. #NeYediğiniziBilin