Dün öğleden sonra tarafımıza üst düzey bir yetkili tarafından, Julia Ak gemisindeki hayvanları alan 21 firmanın olduğu iddiasıyla bir liste gönderilmişti. Söz konusu listeyi, bakanlığın resmi kanallarından yaptığı “Julia Ak gemisindeki hayvanlar sağlıklıdır” açıklamasından sonra yayınlamaya karar vermiştik. Fakat listeyi tarafımıza gönderen yetkilinin tutumu, gerekse olayın hukuki boyutu listeyi sizlerle tam olarak paylaşmamıza engel oldu. Olayı bu ciddiyetten uzaklaştırarak yayınladığımız listeyi “adam asmaca” ve “şifreli yayın” gibi spekülatif ifadelerle gayriciddi hale sokmaya çalışanların, “hiç yayınlamasaydınız daha iyiydi” diyerek yaptığımız gayreti görmezden gelenlerin ve olayı bir Realty Show izler gibi izleyenlerin arka planda yaşadıklarımızdan ve olayın hukuki boyutundan bi haber olduklarından şüphemiz yoktur. Peki nedir bu listenin yayınlanmasına engel olan prosedür?

İlk olarak, bu ve buna benzer verilerin bir sosyal medya hesabından açıklanmasını beklemek, bizim açımızdan ne kadar gurur kaynağı olsa da, bu ve buna benzer verilerin açıklanmasında muhatabın her zaman resmi kurumlar olduğu unutulmamalıdır. Dün resmi açıklama ile Julia Ak gemisi ile ülkemize getirilen büyükbaş hayvanların sağlıklı olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, kamuoyundan gelen bu talebe cevap vermesi ve “sağlıklı” olarak nitelediği hayvanları ithal eden ve dağıtıcı firmaları açıklaması beklenmektedir. Hatta, sağlıklı olduğu resmi olarak açıklanmış bu hayvanları ithal eden firmaların kamuoyuna “Bu sağlıklı hayvanları biz ithal ettik” diyerek göğsünü gere gere açıklaması gerekmektedir. Bu çerçevede, geçtiğimiz haftalarda Ticaret Bakanı Sn. Ruhsar Pekcan tarafından açıklandığı haliyle; “Kırmızı biber ve nohut ithal eden firmaların da ticari sır kapsamında açıklanmayacağı” bilgisini vermiştir. Yani “Ticari sır” kavramıyla  ithalat yapan firmaların kamuoyuna açıklanması alenen engellenmektedir.

Kaldı ki, bu konuda bakanlık, yetkililer ve firmalar kendilerini kamuoyu baskısı altında hissediyor ve açıklama yapamıyorlarsa, o zaman yaptıkları resmi açıklamalar da kamuoyu tarafından pek “sağlıklı” görünmemektedir. Bu kapsamda, tarafımıza gelen bu listeyi bir iddiadan öte değerlendirdiğimizi, doğruluğunu birebir teyit etmemekle birlikte üst düzey yetkiliden geldiği haliyle paylaşmayı düşündüğümüzü belirtelim. Fakat listeyi tarafımıza ileten kişinin son dakikada kaynak olarak belirtilmek istememesi ve geri adım atması üzerine liste hesabımızda ancak kısıtlı şekilde yayınlanmıştır. Tekrar vurgulamak gerekir ki, Gıda Dedektifi olarak listeyi bu haliyle yayınlayarak gerek bakanlığa, gerek yetkililere ve gerekse firmalara karşı önemli bir cesaret örneği gösterdiğimizi bilmenizi isteriz. Devletin en üst kurumundaki yetkililer bile bu verileri paylaşmaktan çekinirken, yaptığımız gayretin sizler nezdinde kabul göreceğinden kuşkumuz yoktur. Tekrar belirtmek gerekir ki, söz konusu hayvanlar bakanlık tarafından sağlıklı kabul ve ilan edildiğinden söz konusu firma isimlerinin paylaşılması herhangi bir karalama kampanyası olarak kabul edilmemelidir.

Diğer yandan, et ithalatına ilişkin şirketlere ait verilerin Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği gereğince ticari sır niteliğinde olduğu belirtilmektedir. Fakat gerek Gümrük Kanunu’nda gerekse Gümrük Yönetmeliği’nde “ticari sır” tanımı ve hatta ifadesi mevcut değildir. Fakat 2017 yılında Niğde Milletvekili Sn. Ömer Fethi Gürer’in verdiği bir yazılı soru önergesine dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Sn. Bülent Tüfenci; “Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği gereğince et ithalatına ilişkin şirketlerle ilgili veriler gizli ve sır niteliğindedir” yanıtını vermiştir.

Bu bilgiler ışığında; bu ve buna benzer bilgilerin paylaşılabileceği ortamları tüketici gücüyle hep birlikte oluşturacağımız günlerin de yakın olduğuna inancımızın tam olduğunu belirterek, siz değerli takipçilerimizden konunun hassasiyetini anladığınızdan şüphe duymamaktayız. #BüyükBirAileyiz