Daha önce farklı paylaşımlarda da bahsetmiştik; okullardaki kantinler çocukları cezbediyor, mevzuat yasakları uygulanmıyor, kantinlerde yüksek şeker içeriği ve glikoz şurubu bulunan ürünler satılmaya devam ediyor, okullar ve yöneticiler buna çanak tutuyor ve en kötüsü de çocuklar bu sistemin bir parçası haline getiriliyor.

Biliyorsunuz yeni bir okuldayız. Önceki okulumuz bir devlet okuluydu ve kantin her öğrenciye sınırsız şekilde açıktı. Dileyen her öğrenci dilediği her an kantine gidebiliyordu. Hatta, okul servisi öğrencileri arka bahçede tam da kantinin önünden geçecek şekilde indiriyordu. Okula giriş çıkışlar kantinin olduğu kattan yapılıyordu. Önceki haftalarda sınıf mevcudundan ve okulun olumsuz etkilerinden dolayı bir okul değişikliğine gittiğimizi yazmıştım. Yeni okulumuzda her şey çok güzel. Özellikle sınıf mevcudunun azlığı ve öğretmenimizin cana yakınlığı Melek Derin’in geçirdiği kötü süreci hızla atlatmamıza yardımcı oldu. Fakat bu okulda da; birçok okulda olduğu gibi kantin var. Ve maalesef kantinde mevzuata aykırı ürünler mevcut. İlk etapta izliyor, anlamaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte kantinde satılan ürünlerle ilgili okul yönetimiyle konuşacağım. Eğer çözüm bulamazsak, Alo174 ve Milli Eğitim Müdürlüğü üzerinden denetim talep edeceğim.

Gelelim olayımıza; Melek Derin’in sınıfında neredeyse her gün evlerden getirilen ev yapımı kekler, poğaçalar yeniyor. Biz de geçen hafta kocaman bir meyve sepeti yaptık. Çocuklar bayıla bayıla yediler. Fakat okulumuz çocuklardan ve velilerden gelen talepler üzerine haftada bir gün kantin günü yapmaya karar verilmiş.  Bu karar çerçevesinde haftada bir gün ve öğretmen nezaretinde kantine gitme izni veriliyor. Amma velakin çocukların aldıkları ürünlere karışılmıyor. Her çocuğun yaklaşık 5 ₺ bütçesi var ve herkes kantinden dilediği gibi alışveriş yapabiliyor. Okula yeni başladığımız hafta bu uygulamayı öğrendiğimizde Melek Derin ile bir anlaşma yapmıştık. Sisteme ilk etapta ayak uydurmaya karar verdik çünkü biliyoruz ki yasaklar her zaman yasaklanan şeyi daha çekici kılar. Biz de anlaştık; verdiğimiz 5₺ karşılığında kantinde alışveriş yapacak fakat akşam tükettikleri ürünlerin ambalajlarını eve getirecekti.

Melek Derin ilk olarak bugün aldığı ürünleri getirdi. Kendi yaptığı seçim doğrultusunda; Ülker Çikolatalı Gofret, Kinder Pingui ve Akaş Dips diye bir lolipop almış. Yaptığım incelemede ürünler yaklaşık 2,5 ₺tutuyor. Fakat kantinde bu ürünlere 5 ₺ ödenmiş. Yani pahalı satılıyor. Bu ürünlerin içeriğine baktığımda ise toplam 36,8 gr. İlave şeker içerdiklerini hesaplıyorum. Yani yaklaşık 18 tane küp şekerden bahsediyorum. Ürünler kısa bir sürede ve ardarda tüketilerek bitirilmiş. Melek Derin eve geldiğinde inanılmaz açtı ve karnı ağrıyordu. Beklenen bir sonuç tabii ki.

Ürünlerden bir tanesi dikkatimi çekti; Akaş Dips. Ürün bir lolipop ve pakette ayrıca aromalı toz şeker diye bir şey var. İçeriğine baktığımda; Şeker, Aroma verici ve Tri Kalsiyum Fosfat maddesi olduğunu görüyorum. Tri Kalsiyum fosfat bir topaklanmayı önleyici. Daha kötü eşdeğerleri de mevcut.  Bunun yanısıra, üründe Pancar kökü kırmızısı kullanılmış. Katkı maddeleri konusunda biraz daha duyarlı bir ürün olmakla birlikte üründe Sofra şekeri ve Mısır şurubu bulunuyor. Daha da kötüsü ürünün Besin Değerleri tablosu yanlış! Ürünün 100 gr.’da sadece 22 gr. Şeker içerdiği yazıyor – ki bu mümkün değil! Ürün sadece Sofra şekeri ve Glikoz şurubundan oluşuyor. İlave olarak üründe sadece Sitrik asit, Tri kalsiyum fosfat ve aroma vericiler var.Bu haliyle, 12 gr.’lık bu ürünün tamamının Şeker içerikli olması gerekiyor – ki bu da 6 tane küp şeker demektir. Bu konuda Kervan Gıda’ya gerekli mesajları atarak konuyla ilgili bilgi almaya çalışacağız. Ürünün ayrıca Türkiye üretildiğini ve Helal sertifikalı bir şeker olduğunu görüyoruz. Bu kısmı yorumsuz…

Diğer ürünler aslında daha önce Gıda Dedektifi’nde incelediğimiz iki ürün; Kinder Pingui ve Ülker Çikolatalı Gofret. Kinder Pingui içerdiği Şeker, Glikoz şurubu, Dekstroz, Palm yağı ve Soya Lesitini gibi bileşenlerle dikkat çeken bir ürün. 30 gr.’lık bu üründe toplam 10,47 gr. İlave şeker olduğunu görüyorum. Yani yaklaşık 5 tane küp şekerden bahsediyoruz. Diğer ürün ise, uzun uğraşlar ve yayınlar sonrasında ambalaja eklettiğimiz Besin Değerleri tablosunu gördüğümüz Ülker Çikolatalı Gofret. Ürünün içeriğinde Sofra şekeri, Palm yağı ve Soya lesitini bulunuyor. Tek paketi 40 gr.’lık bu üründe bulunan İlave şeker miktarı da 14,4 gr. yani yaklaşık 7 tane küp şeker. Tüm bu tüketimler sonrasında Melek Derin’in vücuduna giren şeker miktarı; 36,8 gr. yani 18 tane küp şeker! Bu da günlük alınması önerilen sağlıklı limit olan 25 gr.’lık ilave şeker miktarını aşan bir miktar.

Gelelim ürünlerdeki Kalorilere; bu ürünlerden alınan toplam enerji 441 kcal. Melek Derin yaklaşık 30 kg. ağırlığa sahip. Bu da bu kaloriyi yakması için Melek Derin’in tam 2,5 saat boyunca durmadan koşması gerektiğini gösteriyor. Başka bir deyişle, yaklaşık 1 saat 15 dakika ip atlaması ya da yerine zıplaması gerekiyor. Tabii bu süreç içinde alınan bu yüksek orandaki şeker ve glikoz şurubu kana çoktan karışmış ve hatta karaciğerde işlenmiş olacaktır. Fakat dediğimiz gibi, bu ürünlerin hemen bugün ya da yarın sonuçlarını görmemiz zor. Bu tüketim devam ettikçe, sıradanlaştıkça, sıklaştıkça etkileri daha da büyüyecek ve sonuçta diyabet ya da obezite etkisi göstermeye başlayacaktır.

Aslında sorunun çocukların talep ve isteklerinden ziyade, mevzuatın uygulanmaması ve hatta bu ürünlerin çocuklara sunulmasındaki ısrarda görülmesi gerekiyor. Öyle ki, hiçbir besleyici değeri olmayan bu ürünlerin çocuklara bugün haftada bir sunulması bile onları sıradanlaştırmayı, tüketilebilecek gıdalar arasında kabul görmeyi sağlamaya yetecektir. Diğer taraftan yasaklamak bu durumu daha çekici kılacaktır. Önceki okulunda serbest şekilde her zaman girilen kantinin haftada bir gün kontrollü gidilmesi ise ancak bir aşama kabul edilebilir. Kötünün iyisi diyebiliriz. Ama çözüm değil. Çözüm; çocuklarımızı temel beslenmeden ayırmadan kuruyemişle, kuru meyveyle, taze meyve gibi alternatiflerle mutlu etmenin yollarını bulmaktır. Çözüm; mevzuat ile kanunlaştırılmış, yönetmelikler ile uygulama sınırları çizilmiş kararları denetleyerek kararlılıkla uygulamaktadır. Muhtemelen yaşadığımızın benzerini ya da daha farklısını birçok aile yaşamaktadır. Bu yazıda bizim de sizler gibi benzer süreçleri yaşadığımızı, her an her şeyi başaramadığımızı fakat denetimde kaldığımızı ve kontrol altında tutmaya gayret ettiğimizi göstermek istedik. Yarın sabah uyandığında Melek Derin ile tükettiği bu ürünlerle ilgili kısa bir konuşma yapacağız ve avcunun içine 18 tane küp şeker bırakarak onda bir farkındalık yaratmaya çalışacağız. Bu süreci kontrollü bir şekilde denetleyerek, süreç içinde de tüketimi azaltarak temel beslenme maddelerinden ayırmamaya gayret edeceğiz. #NeYediğiniziBilin