Özel Araştırma

Ellere var, bize yok! Avrupa’da üretilen anne sütü arttırıcı çaylarda yine çifte standart tespit ettik.


Dün akşam yayınladığımız Hipp Stilltee paylaşımı sonrasında bazı takipçilerimiz tarafından gönderilen aynı markanın farklı Stilltee içerikleri dikkatimizi çekti. Yaptığımız incelemede Türkiye’de satılan Hipp Stilltee ile Avrupa’da satılanlar arasında ciddi içerik farklılıkları olduğunu gördük. İlk olarak şu ayrımı yapalım; Türkiye’de satışta olan Hipp markalı Stilltee ürünü İsviçre’de fason olarak üretilirken; Avrupa’da satışta olan aynı markalı ürün Almanya’da Hipp tarafından üretiliyor.

Almanya’da satışta olan Hipp Stilltee içeriğinde Anason, Rezene, Kimyon, Limon ve Melisa bitkilerinin kendisini içerirken; hiçbir aroma verici bulunmuyor. Ayrıca üründe ilave şeker veya nişasta bazlı mısır şurubu ve türevleri de yer almıyor. Bu haliyle Almanya’da satılan Hipp Stilltee 200 ml.’lik tek su bardağı çayda sadece 0,5 gr. Şeker içeriyor. Bu da bitkilerden gelen doğal şeker olarak dikkat çekiyor.

Türkiye’ye geldiğimizdeyse; aynı üründe %93,8 oranında Maltodekstrin yani Glikoz şurubundan elde edilen nişasta bazlı şeker bulunduğunu görüyoruz. Bunun yanısıra üründe sadece %6,2 oranında bitki ve bitki ekstraktları bulunuyor. Bu haliyle ürün 200 ml.’lik tek su bardağında 7,2 gr. yani yaklaşık 4 tane küp şeker kadar ilave şeker içeriyor. Üründe ayrıca Limon aroma vericisi bulunuyor.

Çocuklarımız mısır şurubuyla çepeçevre kuşatılmışken, emziren anneler de yine benzer taktiklerle aldatılıyor. Firmalar Avrupa’da ilave şekersiz ürünleri satarken, Türkiye’de alternatif olarak dahi bu ürünleri sunmuyor. Gıda endüstrisi her türlü illüzyonunu Türkiye’de yaşayan çocuklara ve ebeveynlere gösterirken; Avrupa’da çocuklarını ve anneleri kanun ve yönetmeliklerle koruyan devletlere karşı bu cesareti gösteremiyor. Bilinçlenen ve farkındalık sahibi bir topluluk olarak gittikçe büyüyor, gelişiyoruz. Firmalardan artık bu illüzyonlara son vermelerini ve temiz içerikli ürünlerini ülkemizde satışa sunmaları yönünde çağrıda bulunuyoruz. Ve tabii ki devlet yetkililerini de  ilgili mevzuatları başta çocuklarımızı ve anneleri koruyacak şekilde revize etmeleri yönünde ivedilikle göreve çağırıyoruz. Bu sürece katkı sağlamak, tüketicilerin taleplerini doğrudan iletmek ve ülkemizde üretilen sağlıksız ürünlere dikkat çekmek üzere 22-23 Ağustos’ta düzenlenecek Gıda Şurası’na katılmak üzere bayramdan hemen sonra ilgili mercilere başvuruda bulunacağımızı belirtelim. #NeYediğiniziBilin



Leave a Reply

Teknoloji Çözüm Ortağı: Vero Bilgi Teknolojileri