Önceki hafta Almanya'dan Türkiye'ye geldikleri tatil sürecinde İstanbul Fatih'te kaldıkları otelde gıda zehirlenmesi belirtileri gösterdikleri ve hastanede yapılan tedavi sonrasında taburcu edilen Böcek ailesi tüm Türkiye'nin izlediği süreçte hayatını kaybetmişlerdi. 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammed'in yanı sıra, anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek'in de hayatını kaybettiği zehirlenme faciasında uzun bir süre zehirlenmenin kaynağı belirlenememiş, bu süreçte ailenin tükettiği gıda ürünlerini üreten ve satan 4 şüpheli tutuklanmıştı. Diğer yandan önceki gün yapılan incelemelerde ailenin kaldığı otelin ilaçlandığı ortaya çıkmış ve ilaçlamanın sağlığa zararlı aluminyum fosfit maddesi içermesi ihtimaline karşın yapılan incelemelerde ailenin kimyasal kaynaklı zehirlenme yaşadığı ihtimalleri güçlenmişti. Bu süreçte bugüne kadar zehirlenme faciasında gözaltına alınan ve tutuklanan şahısların savcılığa verdikleri ifadeler de bugün ulusal basına yansıdı.

Buna göre Böcek ailesinin ölümüyle ilgili olarak tutuklanan ve gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinde kokoreççi, lokumcu, Ortaköy'deki kafeterya sahibi, midyeci, simitçi ve ilaçlama şirketinin yetkililerinin savcılığa verdikleri ifadeler ortaya çıktı. Olayla ilgili Kokoreççi E.E. ifadesinde; "Sipariş hazırlamadım, malzemeleri firmalar getirdi, denetim yapıldı, şikayet olmadı." derken, aileye lokum satan F.T.: "Çocuklar ürünlerimizi yemedi, anne-baba da nar çayından içmedi. Ürünlerimizle bağlantı kurulamıyor." ifadelerini kullandı. Ortaköy'de mühürlenen kafeteryanın sahibi F.M.O.: "Anne-baba çayları, çocuklar gazlı içecekleri içti. Günlük 150-200 ürün satıyoruz, ürünlerimiz tazedir." ifadelerini kullanıyor. Aileye midye satışı yapan Y.D. ise "O gün 1050 midye sattım, beş yıldır böyle bir olay yaşamadım. Midyeyi sadece adamla kadının yediğini gördüm." ifadelerini kullanıyor. Son olarak otelin yanındaki fırında simit satışı yapan M.K. ise; "14 yıldır simit satıyorum, günde 3 bin ürün çıkıyor, hepsi satılıyor. Temiz çalışıyoruz, olay bizim ürünle alakalı değil." ifadeleri yer alıyor.
İfadeler arasında en çok ilaçlamayı yapan şirketin yetkilisinin durumu dikkat çekiyor. Buna göre ilaçlama firmasının sahibi Z.K. verdiği ifadede; "Bu şirket benim adıma kayıtlıdır ancak benim herhangi bir eğitim sertifikam yok” ifadesini kullanıyor. Yani ilaçlama şirketinin sahibinin ilaçlamayla ilgili herhangi bir eğitim sertifikası olmadığı anlaşılıyor. Kış, ilaçlamayı kendisinin değil, bir çalışanının yaptığını belirterek "O gün ilaçlamayı yapan Doğan Caferoğlu isimli çalışanımın bu konuda eğitim aldığını biliyorum" ifadelerini kullandıktan sonra, "Onun eğitim aldığını düşünüyorum ama ondan da tam bilgim yok,” diyor. Yani çalışanının dahi ilaçlamayla ilgili herhangi bir bilgisinin olup olmadığından emin olmadığı anlaşılıyor. Kış, ilaçlama süreciyle ilgili olarak, “İki ayrı ilaç kullandık,” ifadelerini kullanırken; “İki ilacı da suyla karıştırarak genel olarak ilaçlamamızı bu şekilde yapıyoruz. Suyla karıştırıyoruz, bir pompamız var ve o pompa yardımıyla sıkıyoruz biz bu ilaçlamayı. Sonrasında da 1-2 saat boyunca kimsenin girmemesini istiyoruz.” diyerek aldıkları önlemlerden (!) bahsediyor.
![İstanbul'da bir aileyi yok eden zehirlenme faciasında gözaltına alınan ve tutuklanan şüphelilerin if...]()
Son olarak otelde giriş katta bahsedilen odaya ilaçlama yapan Doğan Caferoğlu isimli şahsın da ifadesinde; "Bana ilaçlama yapmak için telefon geldi. Beni oraya yönlendirdiler. Gelen mesaj doğrultusunda saat 16.00 sıralarında gerekli ilaçlamayı yapmak için otele gittim. İsmini bilmediğim, resepsiyonda duran kişiyle ilaçlama konusunda görüştüm. Otelin resepsiyonunun hemen yanında bulunan 101 numaralı dubleks odaya girdim. Bir litrelik sprey pompayla iki ilacı birbirine suyla karıştırdım ve bir litrelik sprey pompayla odanın her yerine onu uyguladım. Sonrasında zaten biz çalışanlar, oda içerisinde ilaç kokusunun dağılmaması amacıyla tuvalet ve benzeri alanlarda havalandırma boşluğu olan bölümlere bant çekiyoruz. Bu şekilde ben ilaçlamayı yaptım. Herhangi bir yanlış bir şey yapmadım. Bu zamana kadar ne yapıyorsam onu yaptım,” ifadelerini kullanıyor. Fakat bu ifadeyle birlikte günlerdir ilaçlamanın otelin giriş katındaki bir odada yapıldığı belirtilirken, söz konusu odanın Böcek ailesinin kaldığı oda olduğu ortaya çıktı! Sonuç olarak hala tam olarak netleşmeyen bu süreçte ortaya çıkan ihmaller zincirinin sonucunda olan 2 minik yavruya, anne ve babasına - gencecik bir aileye oldu!