Yıldız Holding'e ait Şok marketlerde son günlerde "Pestisit Tespit Edilmedi" ve "Güvenle Tüketin" etiketleriyle tüketiciye sunulan biberlerde, Avrupa Birliği'nin (AB) insan sağlığına potansiyel zararları ve genotoksik riskleri nedeniyle yasakladığı kimyasal madde tespit edildi. Tüketiciye "temiz ve sağlıklı" algısıyla pazarlanan bu ürünlerin laboratuvar sonuçları, ambalaj üzerindeki vaatlerle taban tabana zıt bir tabloyu ortaya koyarken, gıda güvenliği konusundaki "çifte standart" endişelerini de ortaya koyuyor. Ürünlerin, AB standartlarına göre imha edilmesi gerekirken iç piyasada "temiz" denilerek satılmasına dair uyarıları ise Gıda Dedektifi yapıyor!

Yıldız Holding'in Şok marketler bünyesinde kurduğunu açıkladığı kendi laboratuvarında elde ettiği analiz sonuçları, tehlikenin boyutunu sayısal verilerle gözler önüne seriyor. Yapılan incelemelerde, KK260117 kodlu üreticiye ait Dolmalık Biber numunesinde, AB'nin "tespit edilebilir en alt sınır" olarak belirlediği 0.01 mg/kg limitinin tam 25 katı (0.25 mg/kg) oranında yasaklı Spiromesifen maddesi bulunduğu görülüyor. Benzer bir vahim tablo diğer numunelerde de yer alıyor; KK260438 kodlu üreticinin Sivri Biberlerinde ve KK260054 kodlu üreticinin Dolmalık Biberlerinde aynı yasaklı madde, AB limitinin 12 katı (0.12 mg/kg) seviyesinde tespit edildiği anlaşılıyor.
Avrupa Birliği'nin, insan DNA'sına zarar verme ihtimali (genotoksisite) ve hormonal sistemi bozucu etkileri (endokrin bozucu) şüpheleri nedeniyle onayını yenilemeyerek 2024 yılında tamamen yasakladığı Spiromesifen, halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. AB, bu madde için limiti "sıfır tolerans" kabul edilen 0.01 mg/kg seviyesine çekerken, Türkiye'de yasal limitin (TGK) hala bu değerin 50 katı olan 0.5 mg/kg düzeyinde tutulması büyük bir tezat oluşturuyor. Uzmanlar, özellikle çocukların gelişimi üzerinde yıkıcı etkileri olabilecek bu tür maddeler için Türkiye'deki mevzuatın acilen güncellenmesi gerektiğini vurguluyor. Market raflarında "temiz" diye satılan ancak analizlerde limitlerin çok üzerinde zehir barındırdığı görülen bu ürünlerin halka yedirilmesi, sadece bir denetim eksikliği değil, aynı zamanda mevzuattaki bu devasa uçurumun bir sonucudur. Yetkililere çağrıda bulunan tüketici örgütleri, Türkiye'nin pestisit limitlerini AB standartlarına eşitlemesini ve "Pestisit Yok" beyanlarının sıkı denetime tabi tutulmasını talep ediyor.

Avrupa Birliği gümrük kapılarından "yüksek riskli" ve "uygunsuz" olduğu gerekçesiyle anında geri çevrilecek olan bu ürünlerin, Türkiye'de zincir market raflarında özel etiketlerle ve yüksek fiyatlarla satışa sunulması Yıldız Holding'in artık alıştığımız algı oyunlarını gözler önüne serdi. Avrupa'nın kendi halkına yedirmediği, kanserojen ve endokrin bozucu etkileri nedeniyle listesinden sildiği Spiromesifen etken maddeli ürünlerin, Türk halkına "Pestisit Tespit Edilmedi" ifadeleriyle sunulması, hem denetim mekanizmalarını hem de marketlerin "kendi laboratuvarımızda analiz ediyoruz" beyanlarını tartışmalı hale getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nı acilen bu uygulamayla ilgili denetim yapmaya ve Ticaret Bakanlığı'nı ise bu yanıltıcı reklam kampanyasını acilen durdurmaya çağırıyoruz!